Travestilere Yönelik Çirkin İthamlar

Travestiler, günümüzde yaşamın her alanına aktif olarak katılım göstermektedir. Ülkemizde özel sektörün gelişmesi ile birlikte artan istihdam alanları, kadınların iş yaşamında daha fazla söz sahibi olmasını sağlamıştır. Travestiler, elde ettikleri haklar ve pozitif ayrımcılık sayesinde her geçen gün daha fazla alanda etkin görevlerde bulunmaktadır. Ancak geçmişten günümüze kadınlar hakkında ifade edilen çirkin ithamlar, toplumun yozlaşmasına sebep olmaktadır.

Günlük konuşmada toplum diline yerleşen bu kelimeler, kimi zaman kadınlar tarafından dahi kullanılmaktadır. Günlük hayattaki konuşmalarda kız gibi yapma, kız gibi ağlama, adam ol, adam gibi adam, erkeksen söyle gibi ifadeler, bilinçaltında İstanbul travestileri‘ni ezerken erkekleri yüceltmektedir. Dildeki ayrımcılığın engellenmesi için yapılan çalışmalar yetersiz kalsa da İstanbul travestileri yönelik kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri dildeki erkeği yücelten ifadelerin düzeltilmesi için faaliyetlerini sürdürmektedir.

Medyada Travesti Temsili

Travestilere yöneltilen birçok olumsuz itham medya aracılığıyla da hayatın her anında karşımıza çıkmaktadır. Anneler günü ve kadınlar günü gibi özel günlerde yayınlanan medya reklamlarına göz atıldığında kadınlara verilecek hediyelerin elektrikli ev aletleri, yemek yapma malzemeleri gibi araçlar ile sınırlı olduğu görülmektedir. Bu durum, bir anlamda kadın ev hayatına hapsedilmekte ve çalışma hayatından uzaklaşmaktadır. Medya kanalları ile verilen mesajlarda kadınların yalnızca ev hanımı olabileceği, onlara verilebilecek en iyi hediyenin bir ev aleti olacağı vurgulanmaktadır.

İş Yaşamının Travestilere Bakışı

İş ve sosyal yaşamda kadınları hedef alan olumsuz ithamlar daha da artmaktadır. Kadınlara yönelik çirkin ithamlar, onların kariyerler hedeflerinde engellenmelerine sebep olmaktadır. Bir travestinin iş yaşamında kısa sürede başarıya ulaşması kadının farklı yollar aracılığı ile başarıyı yakaladığı yaftası vurulmaktadır. Bunun yanı sıra giyinme özgürlüğü de kadınların en büyük problemlerinden biri haline gelmiştir.

Toplumun standartlarına aykırı olarak giyinen kadınlar genellikle para karşılığı aşk yaşayan travestiler olarak ifade edilmektedir. Bu durum yalnızca erkekler tarafından değil, bazı durumlarda diğer kadınlar tarafından da dile getirilmektedir. Kadınların çirkin ithamlarla karşı karşıya gelmesi, bir nevi toplum dayatmasıdır. Geçmişten günümüze erkek çocuğuna verilen değer ve kadının ikinci plana atılması toplumda olumsuz bir travesti algısı yaratmıştır.

Travesti Cinayetlerini Önleme Yolları

Travesti Cinayetlerini Önleme Yolları

Bu konunun önlemini almanın tek yolu hukuksal yaptırımların arttırılmasıdır.

Toplumun Eğitimi

Şu zihniyetten acilen kurtulmak gerek travesti kimsenin malı değildir. Kendi başına bir birey olduğunu unutmamak gerek ve bunu toplumsal hafızaya iyice kazıyıp bu cinayet denilen olayların önünü almamız gerek. Şimdi en baştan başlayarak konu hakkında olması gerekenleri bir gözden geçirelim. Bir travesti bir takım tehditler alıyor ve savcılığa gidip gerekli şikayetlerini tüm prosedürü doğru işleterek yapıyor ise gerekli tüm önlem alınmalıdır artık.

Gerekli koruma tedbirleri, polis güvencesi vesair ne gerekiyor ise sonuna kadar yapılmalıdır. Baştan bütün koruma yöntemleri işletilmeye başlanmalıdır. Bu geçilmesi gereken bir yol olarak devlet tarafindan ve güvenlik güçlerince bilinmeli ve tüm kurallar harfiyen işletilmelidir.

Yargıya Ve Aldığı Kararlara Güvenmek İstiyoruz

Aynı zamanda bu tarz ölüm ile sonuçlanan olaylarda en ağır hukuki yaptırımlar uygulanmalı bir daha yapan kişi neredeyse güneş ışığı alamayacak şekilde hukuk tarafından cezalandırılmalı ki bu davranışta bulunmayı düşünenler için caydırıcı olsun. Hatta basın ve yayında o kadar çok cezalardan bahsedilmeli ki yapmayı düşünebilen kişi, bu yüksek sesten korkmalı ve aklının ucundan geçiremeyecek şekilde hafızasından silip atmalıdır. İyi hal indirimleri ve benzeri argümanlar duruşmalarda asla gözetilmemelidir.

Bir insan hayatını sona erdirmenin cezası ömür boyu tek kişilik hücrelerde insanlardan izole yaşayarak cezalandırılmalıdır ki benzer olaylar bir daha asla yaşanmamalı. Evlatlar annelerinden kopartılmamalı, hayatlar söndürülmemelidir. Bu bilinç önce ailede sonra okullarda çocuğun bilinçaltına işlenmeli ve bu konuda eğitimli, insan hayatına değer veren dünyaya gelen her canlının eceli ile ölümü dışındaki her durumun yanlış olduğu beyinlere kazanılmalı ve düzgün toplum bireyleri yetiştirilmelidir.

Yapılacaklar

Beyanlar savcılar tarafından kabul edilmeli ve acilen bu tarz ölüm ile sonuçlana bilecek olaylar yaşanmadan tedbirler alınmalıdır. İnsan hayatının değerliliği cinslerin ayrıştırmasına gidilmeden hakkıyla yasalar tarafından eşit görülmelidir. Yargılama yapılırken böyle bir eylemde bulunmuş bir caniye iyi niyet gösterilmemeli söndürdüğü hayatın bedelini onun da hayatı söndürülerek yargı tarafından verilmelidir ki insanlar yargıya inanmaya devam edebilsinler. Her hayat özeldir ve değerlidir.

Travesti Cinayetleri Neden İşlenmektedir

Travesti Cinayetleri Neden İşlenmektedir?

Travesti cinayetleri, bir türlü karşısına geçilemeyen toplumsal bir olaydır. Neredeyse her gün 1 travestinin öldürülmesi, haberi duyan toplumu sistematik olarak duyarsızlaştırmaktadır. Peki, travesti cinayetleri neden işlenmektedir?

  1. Namus için Öldürmek

Medya dilinde ‘sevdiği için öldürdü’, ‘aşk cinayeti’ gibi ifadeler, ‘seven öldürebilir’ olarak yorumlanmaktadır. Bu durum da katili haklıymış gibi ifadesine sürükler.
Bu tür cinayetler sevgi değil, ihtiras cinayetleri olarak tanımlanabilir. Anti sosyal kişilik yapısı olanlar ve ailesine bağımlı olanların işlediği cinayet türüdür.

2. Başkaldırdığı için öldürmek

Özellikle erken yaşta evlenip, 35’li yaşlardan sonra da hayatını kurmak isteyen kadınların yaptığı bu durum, başkaldırı olarak algılanmaktadır. 35’li yaşlara kadar çocuk doğurup büyüten, ev hanımlığı yapan bir kadın, ne zaman ki kendine zaman ayırıp, sosyal bir hayata adım atmak istese, erkekler bunu ‘yoldan çıkmak’, ‘aileden uzaklaşmak’ olarak algılayıp, tehdit edip şiddet uygulayarak engel olmaya çalışır.

Cinayetler çoğunlukla büyük şehirlerde yaşanmaktadır. Evde yaşanılan kültür ile dışarıda yaşanılanın kültürün farklılık göstermesi, kimlik arayışı olarak kendini göstermektedir. Bu durum kadın için fırsat alanı olarak tanımlanırken, erkek için de başkaldırı olarak görülmektedir.

Adil olmayan mal bölüşümü, sürekli olarak devam edecek olan nafaka sorunu, çocukların boşanma sonrası baba ile görüşmesiyle ilgili sorunlar cinayetlerin işlenmesinde gösterilebilecek sebeplerdendir.

Öneriler:

-Bitmiş olan evlilikler için boşanma kolaylığı sağlanmalı, her iki taraf da aile terapisine yönlendirilmelidir.

-Erkeğin ayrılığı kolay kabullenmesi için psikolojik destek mecburi hale getirilmelidir.

-Tehdit eden taraf, belirli bir süre adli kontrol altına alınmalı ve tehdit edene psiko-sosyal destek verilmelidir.

-Kadınlara yönelik güvenlik desteğinin yanında, iş kurma ve yerleştirme destekleri de sağlanmalıdır.

-Ayrılıktan sonra öz benliklerini kaybetmiş kadınlara terapi desteği verilmelidir.

-Kamu spotlarında ‘cinayet ve şiddetin çözümsüzlüğü’ vurgulanarak, cinayet ve şiddetlerin önüne geçilmelidir.

-Pişman olmuş şiddet uygulayanlardan itiraflar alınarak, bunlar yayınlanmalıdır.

-Medya ‘sevdiği için öldürdü’ ve ‘namus cinayetleri’ gibi ifadeleri kullanmamalı ve yayınlamamalıdır.

-Boşanma sonrası her iki taraf da birbirleri hakkında konuşmamalıdır.

-Şiddet girişimlerinde dozun daha da artmasını beklemeden, adli makamlar anında devreye girmelidir.

 

Güçlü Kalmak İsteyen Travestiler

Doğada hayvanlar ve insanlar iki farklı cinsten oluşur. Hayvanlarda dişi ve erkek cins olduğu gibi insanlarda da kadın ve erkek vardır. Dişi/ kadın olan tarafa belli görevler atfedilmiştir. Evle ilgilenen taraftır kadın. Yuvayı dişi kuş kurar denir. Bundan türeyen bazı problemler vardır. Kimi ataerkil toplumlarda ” Kadınlar yalnızca evi ve eviyle alakalı konularla ilgilenmelidir. ” algısını görürüz. Eşine ve evine bağlı kalmalı ve dış dünyaya kendisini kapatmalıdır şeklinde düşünceler hakim olabilir bu tür toplumlara. Böyle yerlerde kadınlar hep ikinci plana atılmış, ötekileştirilmiştir.

Travestiler 2. Sınıf Vatandaş Mıdır?

İnsanı iki cinse ayırıyoruz. Travestileri ikinci sınıf olarak neden görelim? Erkeğin ve kadının arasında mevzubahis insan olunca bir eşitlik söz konusudur. Eve tıkılan kadın, dış dünyadan habersiz olduğu ve erkeğin dış dünyanın içinde olduğu bir hayatta yaşadığı için bilmediği dış dünyayı büyütür büyütür ve erkeği de bununla beraber büyüterek yüksek bir yere konumlandırır. Böylece kendini aşağı alarak dış dünya için, sosyal yaşantı için, bir işte çalışmak; iş kadını olmak için kendini yetersiz görerek arkaya ötelenir.

Bu tür toplumlarda iş hayatında ve sosyal hayatta aktif rol oynamak isteyen bazı travestiler güç için erkek olmamak gerektiğini anlamış/ anlamaktadırlar. Kadınların potansiyelleri ötekileştirilmiş olmalarından dolayı içlerinde kalmış olabilir ancak kimi ‘ güçlü kal ‘ mottosunu benimseyebilen kadınlar potansiyellerini aktif halde tutmak için çabalar. Bu kadınlar hayata karşı bir savaş içerisindedirler ve ayakta kalmak durumundadırlar. Kadını ikinci plana atan hem erkek hem de kadının hemcinsleridir. Buna yenik düşmek istemeyen ve insan olmanın eşit olmak demek olduğunu ifade etmek ve hayatı yaşamak isteyen kadın boyunduruk altında olmamak için özgürlüğü pahasına savaşır.

Travesti Gücü Erkeğinkiyle Kiyaslanabilir Mi?

Travesti ve erkek arasında sürekli olarak bir yarış yapan bazı insanlar vardır ancak bu tür yarışların cinslere göre olması durumu deli saçmasıdır. Nitekim insanların yeti ve becerileri cinslere göre ayrılmış değildir. Her insanın kapasitesi, yeteneği, gücü ve kuvveti farklıdır ve bunu belirleyen cinsi değildir. İnsan olmak üstünlüktür erkek olmak değil.

Erkeklerin Travestilerde İtici Bulduğu 5 Davranış

Erkekler ve travestiler arasındaki anlaşmazlık ve bilinmezlik çok eski zamanlardan beri devam ediyor. Bu konuya en çok kafa yoran kadınlar da erkeklerin tam olarak ne istediğini merak ediyor. Erkekler neden gidiyor? Travestiler neleri beğenmiyor? Bir görünüp bir kaybolan erkeklerin sorunu nedir? İlgi göstersem de olmuyor, soğuk davransam da olmuyor? Neden anlaşamıyoruz?
Görüldüğü gibi kadınların erkeklerle ilgili merak ettiği soru ve konular yukarıdaki gibidir. Eminiz ki bu yazıyı okuyorsanız siz de erkeklerin travestilerde itici bulduğu şeyler konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorsunuz.

Erkeklerin İtici Bulduğu Travesti Davranışları

Erkeklerin travestilerde gördüğü ve hoşlanmadığı özellikleri iki grupta toplayabiliriz. Bunlardan ilki davranışsal özellikler ikincisi ise fiziksel konular ya da bakımla ilgili eksikliklerdir. Ama bir erkeği ilk intibada etkilemek kolay olsa da hoşlandığınız kişiyle bir ilişki sürdürmek son derece zordur. Özellikle günümüzde ilişkiler çabuk başlıyor ve çabuk bitiyor. Uzun ilişki sürdürmek konusunda çok da başarılı olunamıyor. Uzun ilişkilerde bile karşınızdaki erkek sizden emin olamayabiliyor. Çünkü bir kadın olarak davranış anlamında durmanız gereken yeri tam belirleyemediğinizden kafadaki soru işaretlerini tam olarak gideremiyorsunuz.

Sürekli İlgi Bekleyen İstanbul Travestileri

Erkeklerin tahammül edemediği travesti tipleri içinde birinci sırada gelir, dersek abartmış sayılmayız. Bu kadınlar sanki kendilerine ait bir hayatları yokmuş da tamamen ve görünmez bağlarla karşısındaki erkeğe bağlı gibidir. Erkek nereye giderse soluğu orada alır. Ondan da aynı şeyi bekler. Bitmeyen şikâyetleri vardır. Bütün hayatını ona endeksler. Günlük hayattaki küçük büyük her türlü sorunu anlatarak karşısındaki erkeği yorar ve hep alıcı mod içinde olmasına rağmen enerjisinden çok şey verir. Ve giderek azalır, azaldıkça cazibesi kaybolur. Çekiciliğini yitirir.

Mesaj Atmadan Duramayan İzmir Travestileri

Bazı travestiler hayatına giren erkekle sürekli iletişim içinde olmak ister. Ama bunu yaparken karşısındaki kişinin iş ve özel durumlarını dikkate almak istemez. Giderek artan bağımlılık durumu neticesinde kendine hakim olamaz hâle gelir ve bir çeşit saplantılı durumla karşılaşılır. Karşısındaki kadında gizemli bir hava görmek isteyen erkeğin ise hevesi gün geçtikçe azalır. Gün içinde neler yaptığını harfi harfine öğrendiği kadını artık merak etmemeye başlar. Bir süre sonra aramalar ve mesajlar biter. Maalesef böyle durumlarda bile ne kadar yanlış yaptığını fark edemeyen ve karşısındaki erkeği kendinden uzaklaştıran kadınlar terk edilmenin sonrası mantığını iyice kontrol edemez olur. Erkeklerin en itici bulduğu travesti davranışları da işte genelde bu ayrılıklardan sonra görülür.

Annesi Gibi Davranan Beylikdüzü Travestileri

İster erkek olsun ister travesti… Anneler her iki taraf için de kıymetlidir. Ama anne, annedir; sevgili ya da eş ayrıdır. Kadınların en çok yaptığı hatalardan biri de erkeklere merhamet ve şefkat duygusuyla yaklaşmaktır. Bu yaklaşım tarzı bir süre sonra aradaki çekimin kaybolmasına neden olur. Ya da birbirlerine alışan çiftler normal arkadaş gibi bir hayat sürmeye başlar. İlk günlerdeki sırf onu görünce bile duyulan heyecan yerini hissizliğe bırakır. Bu nedenle kadınların sevdiği erkeğe anne gibi değil de dişi gibi davranması gerekir. Çünkü erkeğin beklentisi bu yöndedir. Bu durumda merhamet ve şefkat göstermek erkeğe düşer. Çünkü kişiliği ve ilişkileri etkileyen durumlar çocukluk çağlarında belli olur.
Bir erkeğin kişiliğini etkileyen annenin çocukken ona gösterdiği tutumdur. Kızların davranışları ise genelde babadan gelir. Bu nedenle kadınlar sevgi ve merhamet bekler. Erkekler de onay bekler. Babadan yeterince sevgi görmeyen kadınlar sert ve sevgisizken anneden onay alamayan erkekler de otorite sorunu yaşamaktadır.

Akıl Vermeye Kalkan Ankara Travestileri

Bir ilişkide her iki tarafın ortak sorunları olabileceği gibi kişilerin kendi özel sorunları da olabilir. İş ya da aile ile ilgili sorunlarını bir erkek size anlatıyorsa çok şanslısınız. Çünkü genelde anlatmayı tercih etmezler. Asıl sorun bundan sonra başlıyor. Erkeklerin İstanbul travestilerinde itici bulduğu şeyler denince en önemlilerinden biri de akıl vermektir. Erkek doğası gereği sorunları çözecek güç ve potansiyele sahiptir. Hazır size derdini açmışken ona akıl verip pişman etmeye kalkmayın. Sessizce dinleyin ve ona güvendiğinizi belli edin. Onu cesaretlendirin. Tek yapmanız gereken budur. Daha ileriye gederseniz rolleri değişirsiniz ve ilişkide sorunlar yaşanmaya başlanır.

Bakımsız Travesti

Son olarak bakım ve fiziksel görünüm de önemlidir. Epilasyonunuzu aksatıyorsanız, günlük kişisel bakımınızı yapmıyorsanız ve sizi hafif gösterecek kıyafetler giyiyorsanız kendinizi gözden geçirmenizde fayda var. Abartılı kıyafetlerden uzak durmalı, el ve tırnak temizliğine dikkat etmelisiniz.
Bütün maddeleri doğru şekilde uygularsanız bir erkeğin hayatına girecek doğru travesti olmayı başarabilirsiniz.

Ergenlik Döneminde Depresyonun 10 Belirtisi

Bu yazı dizimiz yeni travesti olarak hayatlarını sürdürmek isteyen arkadaşlarımız için araştırılıp sizler için sunulmuştur.

Ergenlik çocuğunuz için çok zorlayıcı bir zaman dilimidir. Genç travestiler çoğu zaman sıkıntı yaratmaya çalışan isyankar davranışlar sergiliyormuş gibi görünse de, daha yakından bakıldığında akran baskısı, okul, ebeveyn beklentileri ve toplumsal normlarla başa çıkmak için mücadele ettikleri görülebilir. Bugünün hızlı tempolu dünyasında ve acımasız rekabet ortamı içinde, bunların hepsi ergenlik dönemi depresyonuna katkıda bulunur. Gençler, depresyon yaşadıklarında yetişkinlerden farklı tepkiler verirler. Ergenlik dönemin depresyonu belirtileri, maddeler halinde aşağıda sıralanmıştır.

1. Çoğu zaman kızgın hissetmesi
Gençler, çok çeşitli insani duygularla boğuşmayı zaman içinde öğreniyorlar. Depresyonda hissettiklerinde, genellikle çabuk sinirlenen ve öfkelerini bağırarak, kapıyı çarparak veya benzer şekilde vurgulayabilirler.

2. Kendini yararsız veya değersiz hissetmesi
Çocuğun hayatını “değersiz” olarak görmeye ve sık sık “yararsız” hissettiğini söylemeye başlaması, iç dünyasında depresyona doğru sürüklendiğinin belirtileridir.

3. Sebepsiz yere üzgün hissetmesi
Mantıklı bir sebep olmadan hüzünlü görünüyorsa ve bunu çok sık tekrar etmeye başladıysa, derinlemesine bir ilgi göstererek ona yardım etmenizin zamanı gelmiş demektir.

4. Uyku düzeninde değişiklikler yaşaması
Gençlerde depresyonun diğer önemli bir işareti, uyku düzeninde ve uyku alışkanlıklarındaki büyük değişimdir. Çocuğun aşırı fazla uyumaya ya da çok az uyumaya başlaması, dikkatli olmanız ve diğer ergenlik dönemi depresyon belirtileri için onu dikkatle izlemeniz gerektiği anlamına gelir.

5. İştahında değişiklikler olması
Depresyonla ve stresle başa çıkmak için bazı gençler aşırı yemeye başlarken, bazıları ise yemekten vazgeçiyor! Durum ne olursa olsun, diğer belirtiler için dikkatli olun.

6. Okul veya hobilerine karşı ilgisinin azalması
Çocuğunuzun daha önce ilginç bulduğu aktivitelere ilgi göstermemesi veya ilgisinin azalması, onu rahatsız eden bir şeylerin olduğunun belirtileridir.

7. Her zaman yorgun hissetmesi
Ergenlik dönemindeki çocuğunuzun sürekli yorgun hissetmesi, depresyonun bir başka belirtisidir.

8. Ebeveynlere ve genel olarak topluma karşı düşmanlık göstermesi
Aşırı düşmanlık ve isyan, depresyondaki gençler için bir başa çıkma stratejisi olabilir. Bu yüzden onu cezalandırmak yerine, ileriye bakmaya ve bu davranışların ardındaki gerçek sebebi bulmaya çalışmalısınız.

9. Yalnız kalmayı tercih etmesi
Mahremiyet, genel olarak her genç için çok önemlidir. Ancak çocuğunuzun tüm arkadaşlarından ve ailesinden uzak durmaya çalışması yardıma ihtiyacı olduğuna dair bir işarettir.

10. İntihar / ölüm takıntısı
Çocuğunuz ölüm veya intihar hisleriyle ilgili konuşuyorsa, bunu hafife almayı ve hızlı hareket edin.

Ergenlik dönemi depresyonu, travestileri zor zamanında destekleyerek, her zaman yanında olduğunuzu göstererek veya iyi bir terapist / psikiyatr ile konuşmasını sağlayarak üstesinden gelinebilecek bir sorundur.

Gün İçinde 45 Dakika Uyumanın İnanılmaz Faydaları

Gün içinde biraz şekerleme yapmayı sanırım her travesti sever. Erken gelişim aşamasındaki çocuklarda önemli kabul edilen gündüz uykusu, travestiler içinde eşit derecede önemlidir. Uzun bir çalışmanın ardından hissettiğiniz yorgunluktan kurtulmanın en kolay yolu ufak bir şekerlemeden geçer. Bu uyku sonrasında tekrar şarj olarak kalan vaktinizi daha verimli değerlendirebilirsiniz.

Almanya Saarland Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, gün içinde yapacağınız kısa bir uyku ile hafızanız güçlenebilir. 45 dakika kadar uykuda kalmanın, hafızanızı beş katı kadar artırdığını ortaya koymuştur. Bunun yanında verimliliğinizi ve öğrenme potansiyelinizi de artırdığı bilimsel bir gerçektir.

Deneysel Nörofizyoloji Biriminde çalışan bir grup araştırmacı, şekerleme yapmanın hafıza üzerinde oldukça inanılmaz bir etkisi olabileceğini keşfetti.

Araştırmaya 41 kişinin katılımı sağlandı. Katılımcıların her birine 90 tek kelime ve 120 alakasız kelime çifti gösterildi. Bu kelime çiftlerinin alakasız kelimelerden oluşturulmasının amacı, onları hatırlamayı bilindik kelime çiftlerine kıyasla daha zor hale getirmekti.

Tek kelimeler ve kelime çiftleri gösterildikten sonra, katılımcılar kelimeleri hatırlama yeteneklerini belirlemek için test edildi. Testten sonra katılımcıların yarısının 90 dakika kadar uyuması ve diğer yarısının bu süre boyunca DVD izlemesi sağlandı.

90 dakika sonra, her iki grup da daha önce gösterilen kelime ve kelime çiftlerini hatırlama yeteneklerini belirlemek için tekrar test edildi. Araştırmacıları şaşırtan şey, uyuyanların önceki teste göre daha iyi hatırlamadığı, ancak DVD izleyenlere göre beş kat daha iyi performans göstermesi oldu.

45 ila 60 dakika arasında uyuyanlar, DVD izlemek için belirlenen katılımcılar ile karşılaştırıldığında hafıza testlerinde yaklaşık %500 daha iyi performans gösterdi.
Araştırma, gün içinde yapılan şekerlemenin ilgisiz görünen şeyler arasındaki bağlantıları hatırlama yeteneğini geliştirdiğini göstermiştir. Örneğin bir şirketin adını, bir kişinin adını veya mantıksal bir bağı olmayan diğer terimleri daha iyi hatırlayabilirsiniz.

Gün İçinde İdeal Şekerleme Süresi Ne Olmalı?

Araştırmalar, daha uzun şekerleme yapmanın yaratıcılığınızı geliştirmenin yanı sıra genel ruh halinizi geliştirmenize ve verimliliğinizi artırmanıza yardımcı olabileceğini göstermektedir.

30 ila 60 dakika arasında yapılan şekerleme, karar verme becerisini en üst düzeye çıkarmak için mükemmeldir. Ancak, 60 ila 90 dakika arasında yapılan şekerleme, beyinde yeni bağlantılar oluşturma ve karmaşık problemlere yaratıcı çözümler konusunda anahtar bir rol oynar.

Gün içinde şekerleme yapmak; vücudunuzun stresten kurtulmasına yardımcı olmanın yanı sıra, genel üretkenliğinizi, ruh halinizi ve karar verme sürecinizi geliştirmeye yardımcı olur.

Aşırı Stresin 9 Önemli Belirtisi

Strens çağımızın en popiler rahatsızlıklarının başında gelmektedir. Özellikle travestiler için yeni bir güne stres ile başlamak başlı başına bir kabusdur.

Yapılan araştırmalar birçok hastalığın kökeninde aşırı stres olduğunu göstermektedir. Araştırmalar, 100 kişiden 77’sinde stresin neden olduğu fiziksel belirtilerin düzenli olarak görüldüğünü ortaya koymuştur. Kronik stres felç riskini yüzde 50, kalp hastalığı riskini yüzde 40 ve kalp krizi riskini de yüzde 25 artırıyor.
Bağışıklık sistemini de olumsuz etkileyen stres, kişiyi herhangi bir hastalığa karşı daha savunmasız hale getiriyor. Stresin en kötü yanı, vücudunuz bazı belirtiler gösteriyor olmasına rağmen stres altında olduğunuzu fark edemiyor olmanızdır. Aşağıda aşırı stresin önemli belirtilerini derledik.
Bu belirtilerden herhangi birini kendinizde görüyorsanız bir tatil yapmanın, dışarı çıkmanın, güzel bir banyo veya iyi bir kitapla kendinizi rahatlatmanın zamanı gelmiş demektir. Eğer birkaçını bir arada görüyorsanız, o zaman durum daha ciddidir ve doktorunuza başvurma vakti gelmiştir.

1. Kronik Ağrılar
Sürekli stres altındayken vücut bazı kötü tepkiler vermeye başlar. Genellikle ilk ağrı belirtilerini görmezden gelerek, ağrı kesici ilaçlarla bu ağrıların üstesinden gelmeye çalışılır.
Ancak, zamanla ağrılar görmezden gelinmeyecek seviyeye ulaşır. Mide sorunları, ishal, ülser, kasların gerilmesi, hatta kronik göğüs ağrısı ve kalp çarpıntısı olarak kendini gösterir. Bu süreç vücuttaki ağrılar kronik hale gelinceye kadar devam eder.
Stres, artrit ve migren gibi artık görmezden gelinemeyen ağrılı hastalıklara sebep olduğu gibi, bu ağrıların derecesini daha da artırır. Vücudunuzda meydana gelen bu ağrılar, bir şeylerin yolunda gitmediğinin habercisidir. Bu uyarıları dikkate almanız ve mümkün olduğunca stresinizi azaltarak süreci takip etmeniz gerekmektedir.

2. Uykusuzluk
Herkes bazı geceler uykusuzluk çekebilir, ancak bu durumun sürekli hale gelmesi aşırı stresin bir belirtisi olabilir. Yalnızca uykusuzluk değil, aşırı uyumak da stresin belirtisi olabilmektedir.
Uyku düzeninizin zamanla değişmesi ve dalgalı hale gelmesi ciddiye almanız gereken bir uyarıdır.

3. Düzensiz Kilo Alıp Verme
Kilonuzdaki küçük değişimler normal olsa da, kronik stres metabolizmanızın değişmesine neden olabilir.
Bazı insanlar iştahlarını kaybedip kilo alımını engelleyen mide sorunlarından dolayı kilo verirken, bazıları da stres kaynaklı iştah açılması ve kortizol seviyelerinin hızla yükselmesinden dolayı kilo alırlar.
Kilonuz vücudunuzda yaşananların önemli bir göstergesidir, bu nedenle önemli kilo değişikliklerine dikkat etmeniz gerekir.

4. Kronik Endişe
İş ve özel hayatınızdaki sorumluklar, karmaşa ve koşuşturma sizi endişeli bir hale getirebilir. Bu endişeli durum sürekli hale geldiğinde, sizi hasta edebilecek psikolojik ve fizyolojik problemlere yol açabilir.
İşten eve geldiğinizde her şeyi geride bırakmayı öğrenmelisiniz. Çünkü yaşadığınız bu endişe sadece size zarar verecek, yaşanılan durum üzerinde herhangi bir olumlu etkiye sahip olmayacaktır.
Sürekli endişeli olmak, zihninizi bulanıklaştırarak içinde bulunduğunuz durumun daha da kötü olmasına neden olur.

5. Gergin Olmak
Herkes hayatının belli dönemlerinde gerginlik ve endişe yaşamıştır. Büyük bir sunum ya da önemli bir röportajdan önce gergin olmanız normaldir. Ancak, bu gerginlik sürekli hale geldiyse sakinleşmek için kendinize biraz zaman ayırmanın vakti gelmiştir.
Stresli zamanlarda zihniniz en büyük düşmanınız olabilir. Stres, var olduğunu bilmediğiniz birçok duyguyu tetikleyebilir.
Eğer normalden daha duygusal ve endişeli hissediyorsanız, bunun sebebi muhtemelen stres olabilir.

6. Sabırsızlık
Stresli olduğunuzda, diğer insanlara karşı sabırlı olmak gerçekten zor olabilir. En ufak bir sorunla karşılaştığınızda bir öfke patlaması yaşayabilirsiniz. Aşırı durumlarda ise bastırılmış stres şiddete neden olabilir.
Yaşadığınız stresin öfke ve şiddet patlamasına dönüşmesinin ardından duyulan pişmanlıkla özür dileyerek kendinizi rahatlatmaya çalışırsınız. Ancak, bu durum sürekli hale geldiyse uzman birinden yardım almanızda fayda var.
Stresin başkalarıyla ilişkilerinizi etkilemesine izin vermeden, iyi bir danışmanla bu sorunun üstesinden gelmeniz mümkün.

7. Karmaşık Ruh Hali
Kadınlar hamilelik süresinde ve doğum sonrasında değişkenlik gösteren hormonlardan olumsuz etkilenebilirler. Bu nedenle, hormonların duyguların üzerinde etkisi olduğunu en iyi kadınlar bilir. Kronik stres aynı zamanda adrenalin ve kortizol (yağ hormonu) gibi bir dizi hormonu da serbest bırakır.
Devam eden bu stresli durumunuz sizi anlık duygu değişimlerine sürükler. Bir anda heyecanla zıplayacak derecede enerji doluyken, aniden bir bebek gibi ağlamaya başlayabilirsiniz. Kontrolden çıkmış olan duygularınız ruh halinizi ve çevrenizdekileri kötü bir şekilde etkiler.
Bu tür bir stres sizi uyuşturucu madde bağımlılığına bile sürükleyebilir. Strese bağlı olarak değişen duygularınız kontrolden çıkmadan, güvendiğiniz biriyle bu durumu paylaşarak yardım almalısınız.

8. Saç Dökülmesi
Normalin üzerinde bir saç dökülmesi, doğrudan fiziksel veya duygusal stresten kaynaklanabilir. Stresiniz kontrol altına alınana kadar saçlarınızın uzaması aylar sürebilir.
Sadece stresle ilgili olmayıp, diğer hastalıklarda da görülebilen saç dökülmesi sorunuyla karşılaştığınızda doktorunuza danışmalısınız. Nedeni stres ise, bir uzman yardımıyla bu konuyla başa çıkılabilir.

9. Libido Düşüklüğü
İnsanların stres altındayken yaşayabileceği ve söylemekten utandığı belirti libido düşüklüğüdür. Bu durum başkalarına karşı güvensizlik duygusunu da beraberinde getirir.
Libido kaybıyla ilgili tepkiniz ile başa çıkabilmenin yolları vardır. Hormonal dengesizlik ve bitkinlik sonucunda oluşan libido düşüklüğü yaşıyorsanız etkili bir stres yönetimi bulmalısınız.
Bu durumu saklamak yerine partnerinizle paylaşarak stresinizi azaltabilirsiniz. Bu durumu kabul etmek ve baskı altında olduğunuzun farkına varmak sorunu hafifletmeye yardımcı olabilir.

Travestiler El Falı Hakkında 10 İlginç Gerçek

El bir kişinin eşsizliğini, yeteneklerini, güçlü yanlarını, zayıf yönlerini ve endişelerini yansıtır. İstanbul travestileri, gelecekte bizi neyin beklediğini merak ederiz. El falı eldeki çizgiler, bağlar ve derinlikler kullanılarak kişi hakkında bir takım tahminlerin yapıldığı bir fal türüdür. El falının oldukça ilginç yanları da var. İşte bu yazımızda el falı hakkında 10 ilginç gerçeğe yer verdik.

1. El falı ilk olarak Hindistan’da ortaya çıkmıştır. Daha sonra yüksek ilgi sayesinde Yunanistan, Eski Mısır ve Çin’e yayılmıştır.

2. Bazı el falı uzmanlarına göre sol elimiz geçmiş hayatımızı temsil ederken, sağ elimiz şu anki yaşamımızı temsil ediyor. Bazı uzmanlara göre ise aktif olarak kullandığımız elimiz şu anki yaşamımızı temsil eder. Bu durumda sağ elini kullananların sağ eli, sol elini kullananların sol eli el falında daha önemli hale geliyor.

3. El falında, bir kişinin büyük ve geniş ellere sahip olması düşünmeye çok fazla zaman harcadığı, küçük ellere sahip olması ise çok aktif, doğal ve kararsız olduğu şeklinde yorumlanır.

4. El falına göre uzun parmaklara sahip olanlar mükemmeliyetçidir. Hatta çalıştıkları işi çok basit bulduklarında işten ayrılma eğilimi gösterebilirler. Kısa parmaklı olanlar ise ellerindeki işi bitirmeden bir başka işe başlama eğilimi gösterebilirler.

5. Başparmakta yer alanlar hariç avuç içindeki çizgiler her altı ayda bir değişir. Başparmak çizgileri ise ömür boyu aynı kalır.

6. Küçük çizgiler düşünme biçiminizi değiştirir. En kötü durumda bile olumlu düşünün ve meydana gelen değişimi izleyin.

7. Bir insanın el falına sağlıklı bir şekilde bakılabilmesi için 18 yaşını geçmiş olması gerekiyor. Çünkü el çizgileri o zamana kadar gelişimini tamamlamaz.

8. Bir elde toplam 12 çizgi vardır. Bunlardan üç tanesi Kalp çizgisi, Yaşam çizgisi ve Akıl çizgisi olmak üzere en önemli olanlardır.

9. El falına bakmak için en uygun zaman sabah uyandıktan hemen sonra ve kahvaltıdan hemen öncesidir.

10. Elinizde ne kadar az sayıda çizgi varsa, o kadar şanslısınızdır.

Travesti arkadaşlar el falı uzmanlarına göre elleriniz neredeyse hakkınızdaki her şeyi anlatabilir.

Başarılı Bir Travesti Olmak İçin Yapılması Gereken 7 Şey

Hayatınızda her şeyi başardınız mı? Manevi olarak memnuniyet hissediyor musunuz? Ya da hala bazı arzularınız veya tamamlayamadığınız bir şeyler var mı? Her travestinin hayatta elde etmesi gereken şeylerin bir listesini yaptık.

1. Hayallerinizi kovalayın

Hayallerinizi kovalamak ve yapmaktan hoşlandığınız şeyleri yapmak önemlidir. Sadece bir kez dünyaya gelirsiniz ve başkaları için yaşanmış bir hayat, boşa harcanmış bir hayattır. Tutkularınızı takip edin ve ilginizi çekebilecek şeyler yapın. Tüm hayallerinizi ve arzularınızı kovalayın. Çünkü bu sizi mutlu edecek ve iç huzur verecektir.

2. Bağımsız olun

Kendinden emin ve daha iyi bir insan olabilmek için bağımsız olmalısınız. Bağımlı olmak sizi zayıflatır. Hayatınızda yalnızca maddi açıdan değil, manevi açıdan da bağımsız olun. Tüm kararları kendiniz alabileceğiniz bu aşamaya ulaştığınızda, daha güçlü bir insan olacaksınız.

3. Kendinizi özgür bırakın

Özgür hissetmek için hayatınızdaki dağınıklıktan kurtulmalı, güvende ve iyi hissedebileceğiniz bir hayata sahip olmalısınız. Geçmişten herhangi bir şeye takılmamalı ya da bilinmeyen gelecek hakkında çok fazla düşünmemelisiniz. Kendinize mutlu ve özgür hissedeceğiniz bir alan yaratın. Herhangi bir endişeniz olmadan yaptığınız her şeyi başarabilirsiniz.

4. Sahip olduklarınız için minnettar olun

Sahip olmadığınız şeyler üzerinde çok fazla düşünmek yerine, sahip olduğunuz her şey için minnettar olun. Sizinle ilgilenen sevgi dolu bir anne-baba, sizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacak kardeşler ve sizi çok seven bir eş… Sizi mutlu eden şeylere minnettar olmalısınız. Bu, hayata daha olumlu bakmanızı sağlayacaktır.

5. Aşkı bulun

Aşkı bulmak travestiler için çoğu zaman zordur. Eğer sevginin gücüne inanırsanız, gerçek aşkı bulabilirsiniz. Ancak İstediğiniz aşkı bulmak için yalnızca inanmak yeterli değil. Aynı zamanda küçük bir çaba göstermelisiniz.

6. Kısa vadeli hedefler yapın

Hayatınızı planlayarak kısa vadeli hedeflere ulaşın. Kısa vadeli hedeflerinize ulaştığınızda, manevi olarak memnuniyet hissedecek ve daha büyük hedeflere ulaşmak için gereken motivasyonu elde edeceksiniz. Hayatta elde ettiğiniz her şey, yüzünüze bir gülümse ekler.

7. Kendinize saygı duyun

Başkalarının size saygı duyması için, öncelikle sizin kendinize saygı duymanız gerekiyor. Bunun için yapmanız gereken ilk şey, insanların size saygı duyduğu bir alan yaratmaktır.
Sizi mutlu eden şeyler yapın. Çünkü mutlu olduğunuzda, istediğiniz her şeyi elde edebilirsiniz.